Uygur Mahkemesinden tarihi karar: Çin, Doğu Türkistan’da soykırım yapmıştır

Londra’da Çin’in Doğu Türkistan’daki toplama kampının şahitlerinin ifade verdiği Uygur Mahkemesi’nin duruşmaları dün itibarıyla tamamlandı. 4 Haziran’dan beri devam eden duruşmalarda, Doğu Türkistanlı toplama kampı şahitleri yaşadıklarını paylaştı. Ayrıca, uluslararası uzmanlar, Doğu Türkistanlıların yakınları, Uygur sivil toplum kuruluşları ve konunun paydaşları ifade verdi. Dün, Londra’da kurulan bağımsız Uygur Mahkemesi’nde (Uyghur Tribunal) karar çıktı. Çin’in soykırım fiillerini işlediği kabul edildi.

Doğu Türkistan’da Çin yönetiminin işlediği sistematik baskı ve asimilasyon politikalarını incelemek üzere Londra’da kurulan Uygur Mahkemesi’nin ilk duruşmaları, 4-7 Haziran 2021 tarihleri arasında düzenlenmişti. Duruşmalar belirli aralıklarla devam etmiş ve alanında uzman hukukçulardan oluşan heyet, Doğu Türkistan’daki ceza kamplarından çıkan Doğu Türkistanlı kamp mağdurlarını ve konunun paydaşı olan diğer aktivistleri dinlemişti. Duruşmalar, Doğu Türkistan’daki soykırıma varan Çin zulmü ve insan hakları ihlallerine dair detayları, raporlar ve kamp şahitlerinin beyanlarının kayıt altına alınması için büyük önem taşımaktaydı.

UYGUR MAHKEMESİ, ÇİN’İN İNSANLIĞA KARŞI SUÇ İŞLEDİĞİNE HÜKMETTİ

9 Aralık 2021’de yargılamaya öncülük eden tanınmış hukukçu Geoffrey Nice’ın başında olduğu 9 kişilik Uygur Mahkemesi heyeti, Doğu Türkistan’da Çin’in soykırım işlediği kararını verdi. Mahkeme, Çin Devleti’nin Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in emriyle Uygur toplumuna soykırım uyguladığına ve Çin’in insanlığa karşı suç işlediğine hükmetti. Mahkemede uluslararası toplumun “toplama kampı” diye adlandırdığı Çin’deki kamplarda bulunmuş tanıklar ve konuyu inceleyen akademisyenlerden oluşan 40’ın üzerinde tanık dinlendi.

Kaynak: QHA

 

Share

Facebook
Twitter
LinkedIn
WhatsApp

Campaign for Uyhgurs

We defend the human rights of uyghur people and the free world by exposing and confronting the chinese government's genocide, and empowering uyghur women and youth in the diaspora.