“Uygur işçiler köle olarak hizmetinize hazır, minimum sipariş 100 işçi!”

“Uygur işçiler köle olarak hizmetinize hazır, minimum sipariş 100 işçi!” 

(Asım YILMAZ)

Bugün ayağında ‘Nike’ ayakkabı, üzerinde ‘Adidas’ tişört, sırtında ‘Fila’ çanta ile dolaşan veya ‘Puma’ spor ayakkabı giyip elinde ‘iPhone’ telefonu ile konuşan herhangi bir insana ‘dünyada köle pazarı hala devam ediyor mu’ diye sorulsa cevabı ‘olur mu öyle şey, tabi ki devam etmiyor’ olacaktır. Çünkü, Çin Komünist Partisi’nin toplama kamplarına sürdüğü Müslüman Uygur Türklerini ‘online köle pazarı’nda satışa çıkardığı kimsenin aklına gelmez. Hem de bu köle pazarları dünyanın en büyük şirketlerinin hizmetine sunulmuşken.

“Şirketimiz, devlet tarafından kefil olunan çok sayıda işçinin sevkiyatı hizmetini sizlere sunar”

“Devlet destekli, çalışma birimleri, kaliteli, güvenli ve güvenilir. Kadın ve erkek seçeneği ve yaşlarına göre özellikleri var”

Diye başlıyor, bugün dünyanın başına bela olan virüsün kaynağı Çin’deki insan kaynakları şirketi Qingdao Decai Decoration şirketinin modern kölelik sisteminin örneği ilanı. Avusturalya Stratejik Politika Enstitüsü (ASPI) tarafından yayınlanan raporla gün yüzüne çıkarılan bu zalim düzen son hızı ile devam ediyor. Üstelik Çinli virüsün oluşturduğu hastalık ve ölüm riski hala ortadan kalkmadan. Bugüne kadar Doğu Türkistan’daki toplama kamplarından alınıp iç bölgelerdeki fabrikalara gönderilen Uygurların sayısı, 2017-2019 yılları arasında 80 binin üzerinde rapora göre.

Rapor kamuoyu ile paylaşıldıktan bir süre sonra dünya gündemi Çinli virüs gündemine odaklandığı için detayları maalesef tartışılamadı. ASPI’nin raporu, Çin’in para ile dünyayı kendisine köle etmek için Uygur halkını bir meta olarak kullandığını gözler önüne seriyordu. Bilindiği üzere Çin’in Uygur halkını ortadan kaldırmak ve asimile etmek için 2014 yılında modern toplama kamplarını inşa etmeye başladı. Bu kampları Çin hükümeti ‘sözde eğitim’ yerleri diye savunuyordu. Komünist yönetim bu kamplara sürdüğü insanları, daha sonra iç bölgelerdeki fabrikalara çalışmaya göndermeye başladı. Bunun için de yetki verdiği lokal yönetimler ve onlarla bağlı çalışan insan kaynakları şirketleri Uygurlar online pazarlarda köle olarak sunmaya başladı.

“1000 etnik azınlık, online rezervasyon için bekliyor.”

Rapor, Çin’in modern köle pazarlarına ait çarpıcı örnekler veriyor. Örnek olarak verilen bir ilanın detayları şöyle:

“Şirketimiz, devlet kefaletinde çok sayıda işçiyi Şincan bölgesinden göndermeye hazır.

Hükümet liderliğinde, çalışma birimleri, kaliteli, güvenli ve güvenilir. Erkek ve kadın oranı ve yaş özellikleri farklı.” Üstelik ilana bir Uygur erkeği ile kadını karikatür olarak konulmuş.

Bir başka ilanın da başlığı şöyle, “1000 etnik azınlık, online rezervasyon için bekliyor.” İlanın detayları ise kan donduran türden: “Şincan yönetimi, Şincan’dan eğitim görmüş, politik ve sağlık elemelerinden geçmiş 1000 kişiyi organize etti. Yaşları 16-18 arasında ve Şincan yönetimi tarafından kayıt altına alındı. Fabrikalar, Şincan polis merkezlerine başvurabilir. Bir yıllık kontrat ile başlanıyor. Kolayca yönetebilmek için Şincan’lı aşçı da tedarik edilebilir. Çalışanlar imza atıldıktan sonra 15 gün içinde fabrikada olacaktır. Elemana ihtiyacı olanlar hemen başvurabilir. Şincanlı çalışanların avantajları; yarı-askeri yönetim sistemine uygun, zor işlerin altından kalkabilir, personel kaybı olmaz, kontrat süresince çalışır. Minimum sipariş en az 100 işçi”

İşçi gönderene de kabul edene de para

Uygurların bir meta gibi satıldığı online işçi pazarlarının yerel yönetimlere ve aracı şirketlere önemli kazançlar sağladığı da raporda yer alıyor. Şöyle ki, eğer bir şirket Doğu Türkistan’ın uzak bölgelerindeki fazlalık-iş gücü yani, Müslüman Uygur Türkler, Sincan Özerk Bölgesinde başka bir yere gönderildiğinde bunu organize eden kişi başına 20 yuan yani 3 dolar alıyor. Eğer Doğu Türkistan dışına gönderilirse 15 katına çıkıyor neredeyse, 300 yuan, 43,25 dolar olarak. İşçileri kabul eden fabrikalar da Doğu Türkistan’ı kontrol eden komünist yönetim tarafından teşvik paketleri ile destekleniyor. Eğer bir yıllık anlaşma yapıldı ise kişi başına 1000 yuan karşılığı 144,16 dolar, üç yıllık ise 5000 yuan karşılığı 720,80 dolar para ödeniyor şirketlere.

Dünyanın önde gelen şirketlerinin, Uygurlara uygulanan baskı ve zulümlerle hangi noktada ilişkisi olduğunu ve rapora ilişkin açıklamaları bir sonraki yazının konusu.

Son olarak vurgulamak gerekirse, eğer bugün Çin’e dur denilmezse sıra diğer toplumlara da gelecektir.