Uygur iş adamı Türkiye ile ticaret yaptığı oğlu da İstanbul’da okuduğu için hapsedildi!

DW

DW

Çin Komünist Partisi, Doğu Türkistan’da Müslüman Uygur Türklerini yok etmek ve orayı ekonomik çıkarlarına kurban etmek için işlediği soykırım suçlarına ara vermeksizin devam ediyor. Her geçen günü yeni suçlar uydurarak hem Doğu Türkistan’daki Uyguları yok etmek hem de onların diasporadaki savunucularını baskı altına almak istiyor. Pekin hükümeti ‘çok tehlikeli’ (!) suçlar dosyasına bir yenisini daha eklemiş durumda. Eğer bir Uygur, Türkiye ile iş yaparsa veya orada üniversite okursa 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Uygur Haraketi’nin (Campaign For Uyghurs) yaptığı araştırmalar sonucunda Doğu Türkistan’da Ghulja şehrindeki Taksim Alışveriş Merkezi’nin sahibi Anwar Tursungoja ile oğlu Azimet Anwar’ın 208 yılında 15’er yıl hapis cezasına çarptırıldığı ortaya çıktı. Baba Tursungoja’nın Türkiye ile ticaret yaptığı için oğlu Anwar’ın da İstanbul’da eğitim gördüğü için bu cezayı aldıkları kaydedildi. Baba oğul Uygurların, Kanada, Norveç, Almanya ve İsveç’te yaşayan akrabaları onların Çin Komünist partisi tarafından kaçırılmasından sonra bir mücadele başlattı. Bu iki mazlum Uygurun sesini duyurmak için yapılan bu mücadeleyi gören uluslararası bir avukatlık şirketi destek vermek amacıyla konuyu takip etmeye başladı. Şirketin Avukatlarından Michael Polak hemen Birleşmiş Milletler (BM) Zorla veya İstem Dışı Kayıplarla Mücadele Çalışma Grubu ile temasa geçti. Gerekli bütün yasal dokümanları BM temsilcileri vasıtası ile Çin’e gönderip bilgi talep edildi. Bu süreç içerisinde Baba Tursongoja ile oğul Anwar’ın durumu hakkında yeni bir bilgi akrabalar üzerinden öğrenildi. Oğul Anwar’ın Kanada’da yaşayan teyzesi, her ikisinin de geçen ay Doğu Türkistan’da mahkemeye çıkarıldıkları bilgisine ulaştı. Duruşma sırasında hiçbir avukatın bulunmadığını ve ailesine karara ilişkin herhangi bir bilgi verilmedi. Uygur Hareketi’nin bölgedeki yetkililerle yaptığı telefon görüşmelerinde de adliye yetkilileri herhangi bir bilgi vermeyeceklerini söyledi.

Konu hakkında Uygur Hareketi yetkililerine değerlendirme yapan Avukat Michael Polak, bu durumun Doğu Türkistan’da masum insanların haksız yere hapsedildiğini bir kez daha ortaya koyacağını kaydetti. Polak, Çin Komünist Partisi’nin toplama kamplarında bulunan mahkumların eline suç listesi tutuşturduğunu ve bu listeden suç seçmeye zorlayıp ona göre cezalandırıldıklarına dikkat çekti. Çin’in Doğu Türkistan’daki bu fiillerinin insanlığa karşı işlenen suç olarak değerlendirilmesi ve dünyanın buna sessiz kalmaması gerektiğini vurguladı. Çin hükümetinin iki mazluma ait bilgi taleplerine henüz cevap vermediğini söyleyen Avukat Polak, “Azimat Anwar ve Anwar Tursungoja’nın hemen serbest bırakılması ve onların aileleriyle bir araya gelmeleri en doğal haklarındandır. Onların bu haklı mücadelesi için çalışmalarımıza ara vermeden devam edeceğiz” değerlendirmesini yaptı. Polak, “Bütün dünyayı Çin’e baskı yapmaya çağırıyoruz” dedi.

Geçtiğimiz günlerde Almanya’nın önde gelen yayın kuruluşlarından Deutsche Welle’nin yayınladığı haberde Çin’in soykırım suçları işleme adına bütün uluslararası evrensel hukuk kurullarını yerle bir ettiğini ortaya çıkardı. Haberde, Nazilerden ilham alınarak kurulan toplama kamplarında kalanların ellerin suç listesi tutularak bunlardan bir suç seçmesi aksi takdirde bir daha kamptan çıkamayacakları tehdidinin savrulduğu anlatıldı. Söz konusu listede yer alan suçla arasında ‘yurt dışı ile irtibatlı olmak, sakal bırakmak, başörtü takmak’ gibi akıl dışı unsurlar yer alıyordu. Üstelik zalim Çin Komünist Partisi en uzun hapis cezasını da İslam dininin gereklerini yerine getiren mazlumlara veriyordu. Sakal bırakan veya oruç tutanlar en az 5-6 yıl hapse mahmul edildi.