Doğu Türkistan’da soykırımın raporu: Çin, Uluslararası Ceza Mahkemesinde yargılanmalı!

CFU – Basın Duyurusu
9 Temmuz 2020

Çin Halk Cumhuriyeti’nin Doğu Türkistan’da Müslüman Uygurlar, Kazaklar ve diğer İslam dini mensuplarına yönelik işlediği soykırım suçları rapor haline getirildi. Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlalleri ve soykırımın sona ermesi amacı ile kurulan Uygur Hareketi’nin (Campaign For Uyghurs – CFU) hazırladığı rapor, kamuoyuna duyuruldu. Raporda Çin Komünist Partisi’nin soykırım suçları nedeniyle Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde yargılanması gerektiği belirtildi.

Uygur Hareketi, Müslüman Uygur Türkleri, Kazaklar ve diğer Müslümanlar üzerinde Çin Komünist Partisi’nin uyguladığı baskı ve zulümlerin soykırıma dönüşmesi sürecini ve bölgede yaşanan gelişmeleri rapor haline getirdi. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nun 1948 yılında Paris’te imzaladığı ‘Soykırım Suçunun Önlenmesine ve Cezalandırmasına Dair Sözleşmesi’nde yer alan fiillerin tamamına yakının Çin Komünist Partisi tarafından işlendiğini ortaya koyan raporda, Pekin Hükümeti’nin zulmüne maruz kalanların tanıklıklarına da yer verildi.

Soykırım raporunda, BM’nin sözleşmesinin ilgili maddelerinde yer alan suçların tanımları ele alınarak, bu kapsamda Doğu Türkistan’da yaşanan ve Çin Hükümeti yetkililerinin Uluslararası Mahkeme’de yargılanmasını sağlayacak delillerin oluştuğu kaydedildi.  Sözleşmede yer alan suçlardan birini dahi işleyenlerin yargılanmasının BM’nin kararları doğrultusunda gerekli olduğu da vurgulandı. Bu doğrultuda, Doğu Türkistan’daki milyonlarca Müslümanın, nazilerden ilham alınarak kurulan toplama kamplarına gönderilmesi, Han Çinlilerinin Uygurların evlerinde zorla kalması, Müslüman Uygur Türkü kızlarının kendi iradelerinin hiçe sayılarak Han Çinlileri ile evlendirilmesi, Doğu Türkistan’daki Müslüman halkın, köle gibi fabrikalarda zorla çalıştırılması, fabrikalara çalışmak üzere gönderilen Uygurların evlerine Han Çinlilerinin yerleştirilmesi, anne karnındaki çocukların zorla aldırılarak öldürülmesi, toplama kamplarında kalan kadınlara ilaç verilerek kısırlaştırılması, anne ve babalarından zorla koparılan çocukların devlet yetimhanelerine veya Çinli ailelerin yanlarına yerleştirilmesi, çocuklar üzerinde sosyal ve kültürel mühendislik yapılması, toplama kamplarında kalanlara akla hayale gelmeyecek işkenceler yapılması ve benzeri suçları işleyen Komünist Partisi yetkililerinin, BM tarafından imzalanan sözleşmenin ilgili maddelerince yargılanması gerektiğinin altı çizildi.

Raporun öneriler kısmında da BM’nin Doğu Türkistan’daki zulmü araştırmak üzere, İslam İşbirliği Teşkilatı ve diğer uluslararası organizasyonların temsilcilerinin de yer alacağı bir komisyon kurması talep edildi. Bu komisyonun bağımsız bir şekilde çalışabilmesi için Çin Hükümeti’nin baskı oluşturmasına fırsat vermeyecek şekilde uluslararası kamuoyu baskısının oluşturulması ifade edildi. Hem BM’nin hem de İslam İşbirliği Teşkilatı’nın Doğu Türkistan’ı ‘işgal edilmiş topraklar’ olarak tanımasının mecburiyetine değinilen raporda, toplama kamplarının bir an önce kapatılması, Çin’in inşa ettiği ileri teknolojik sistemlere dayalı gözetleme sistemlerinin kapatılması, Pekin Hükümeti’nin 2022 Kış Olimpiyatlarının ev sahipliği yapmasının önüne geçilmesi, Uygurların köle gibi çalıştırılmasına son verilmesi gibi hususlar yer aldı.

İletişim: contact@campaignforuyghurs.org