Çin’in soykırım kampları hakkındaki yalanını çürüten kayboluş hikayesi!

(Asım YILMAZ)

Bugün dünyada ‘gözünün içine baka baka yalan söylemek’ tabirinin canlı örneği nerede diye soranların bakacakları tek yer Çin olmalı. 1949 yılında işgal ettiği Doğu Türkistan topraklarında Müslüman Uygur Türklerinin varlığını ortadan kaldırmak için Nazilere taş çıkaran yöntemler geliştiren Çin Komünist Partisi tam olarak ‘dünyanın gözünün içine baka baka yalan söyleyen bir yönetim. Pekin Hükümeti 2014 yılında inşa etmeye başladığı toplama kampları hakkında ne zaman soru sorulsa onların ‘eğitim merkezi’ olduğunu söyledi. Hatta İstanbul Başkonsolosu Wei, Türkiye’deki basın mensuplarına “Orada okul gibi olan mesleki eğitim merkezlerine toplama kampı denilmesinin kesinlikle kabul etmiyorum” diye iddialı bir cümle dahi kurdu. Peki madem bu toplama kampları ‘mesleki eğitim merkezi’ ise sadece Çin’de değil bütün dünyada antropoloji konusundaki çalışmaları ile ün yapmış Profesör Rahile Dawut’un tutuklanıp oraya gönderilmesine ne demeli? Bir dönem Çin hükümetinin bile akademik çalışmaları nedeniyle ödüllendirdiği Profesör Dawut, sözde mesleki eğitim merkezlerinde ne öğreniyor? O’na da tıpkı diğer aydınlar gibi tekstil atölyelerinde dikiş makinesini nasıl kullanılacağı mı öğretiliyor, bunca yıllık bilimsel birikim çöpe atılarak. 20 Mayıs, Rahile Dawut’un doğum günü. Akademi dünyasının yıldız bir profesörü olarak bu doğum gününü meslektaşları ve öğrencileri ile kutlaması gereken Profesör Dawut’un nerede olduğu bile maalesef bilinmiyor.

4 Aralık 2017 Salı, öğleden sonra Rahile Dawut, Pekin yolculuğu için aceleyle hazırlandı. Kızı Akide, o gün neler olduğunu anlatmak için fırsat kolladı ama bulamadı. Çünkü annesinin uçağa yetişmesi gerekti. Profesör Dawut, kızına ‘Pekin’e ulaşır ulaşmaz seni arayacağım’ diye söz verdi. Akide, annesini o gün son kez görmüş olacağını aklına bile getirmedi o an. Çünkü annesi ona arayacağım diye söz vermişti ve sözünü tutardı. Ancak, annesi evden çıktıktan sonra Çin Komünist Partisi tarafından alınıp bilinmedik bir yerlere götürüldü. Akide, annesinin telefon açmasını bekledi fakat beklediği arama bir türlü gelmedi. Tam iki yılı aşkın bir süredir Akide, annesi Rahile Dawut’un arayacağı günü bekliyor. Amerika’dan Asya’ya Avrupa’ya kadar antropoloji alanında çalışan herkesin tanıdığı Rahile Dawut’un ortadan kaybolması bütün dünyada şok etkisi oluşturdu. Kızı Akide ve onun akademisyen arkadaşları Profesör Dawut’un bulunması için kampanya başlattı.

Peki, kimdi Profesör Rahile Dawut? Amerikalı araştırmacılardan Darren Byler’in kaleme aldığı kısa biyografisinde de anlatıldığı üzere Rahile Dawut 1966 yılında, Doğu Türkistan’ın başkenti Urumçi’de entelektüel bir ailenin ferdi olarak dünyaya geldi. 1988 yılında, doktorayı bitirme başarısını elde eden ilk Uygur kadın oldu. Uzmanlık alanını Uygur Türklerinin kültürü ve onun uygulamaları ile dini değerleri olarak seçti. Bu konuda yaptığı çalışmalar hem Doğu Türkistan’da hem Çin’in genelinde ses getirdi, diğer yandan batılı akademisyenlerin de ilgi odağı haline geldi. Doğu Türkistan ve Uygurlar üzerinde araştırma yapmak isteyen onlarca akademisyene danışmanlık yaptı. O öğrencilerine Uygur kültürünün yok edilmesine ve yasaklanmasına sessiz kalmamaları gerektiğini öğretti. Doğu Türkistan’daki kültürün ve tarihi önemdeki coğrafyanın bütün dünyaya tanıtılması için gecesini gündüzüne kattı. 2007 yılında Urumçi’de Azınlıklar Kültürü Araştırma Merkezi’ni kurdu. Öğrencilerine bir yandan eğitim verirken diğer yandan onları ailesinin bir parçası gibi gördü. Onlara yemek getirdi, hasta olduklarında ilaç verdi, iyi günlerinde de kötü günlerinde de yanlarında oldu. Bunu sadece Uygurlar için yapmadı Amerika’dan ve dünyanın her yerinden gelen doktora ve yüksek lisans talebelerini de ayırmadı diğerlerinden. O nedenle Amerikalı bir talebesi, “Biz onunla abla kardeş gibiydik. Ülkeme geri döndükten sonra bile ne zaman başım sıkışsa hemen ona bir e-mail atıp yardım isterdim. Bana her günün yeni bir şey öğrenmek için önemli bir şans olduğunu ve kaçırmamam gerektiğini söylüyordu” diyerek özetledi onun harika kişiliğini. En önemli çalışmalarından biri Doğu Türkistan’daki bütün türbeleri dolaşarak bu kutsal yerlerin Uygurların hayatındaki önemini ortaya koymasıydı. Özellikle son yıllarda Çin hükümetinin mukaddes hac vazifesi için Mekke’ye gidilmesine izin vermemesi nedeniyle Uygur halkının bu türbelere yaptığı ziyaretlerin onların dini hayatı üzerindeki etkilerini tespit etti. Akademik çalışmaları sırasında dört tane kitap yayınladı ve 30’dan fazla araştırmaya imza attı. 2008 yılında Çin hükümeti tarafından ödüllendirildi. Komünist Parti tarafından kaçırılmadan bir yıl önce dergi kapaklarında Doğu Türkistan’da Yılın Kadını olarak gösterildi. Bugün antropoloji ve din araştırmaları konusunda dünyada bilinen isimlerden biriydi artık, Rahile Dawut.

Ancak, Çin Komünist Partisi’nin Doğu Türkistan’daki Müslüman Uygur Türklerini yok etmek üzere işlediği soykırım suçlarının kurbanlarından biri oldu Rahile Dawut.  4 Aralık 2017 yılında evinden Pekin’e gitmek üzere ayrıldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamadı. Dün onun doğum günüydü ve Kızı Akide bu vesile ile yayınladığı mesajda şöyle diyordu, “Anneciğim, bugün senin 54’ncü yaş günün. Senin gibi harika ve hiçbir suçu olmayan insanın doğum gününü bilmediğimiz bir yerde ailesinden ayrı olarak geçirmesi nedeniyle çok üzgünüm. Seni özgür olarak görünceye kadar mücadeleme devam edeceğim” Bu mücadele için Akide, annesinin akademisyen arkadaşlarının desteği ile kampanya başlattı. Freemymom.org adlı internet sitesi üzerinden annesinin serbest bırakılması için mücadelesine devam etti. Akide, aradan üç yıla yakın bir zaman geçtiği halde ondan hiçbir haber alamamasının büyük bir işkence olduğunu kaydetti, yayınladığı videoda.

Rahile Dawut’un doğum günü vesilesi ile bir açıklama yapan Uygur Hareketi (Campaign For Uyghurs) Direktörü Rushan Abbas, bugün Doğu Türkistan’da Rahile Dawut gibi bir çok akademisyenin kamplara gönderildiğini belirterek, Çin hükümetine onun serbest bırakılması için çağrıda bulundu. Abbas, Uygur akademisyenlerin yurt dışına gitmesinin, hükümetin izni ile kitap yayınlamasının artık Pekin yönetimi nazarında suç olduğunu vurguladı. Dawut ile birlikte akademik çalışmalara imza atan ve yakın arkadaşlarından olan Lisa Ross, 2005 yılında Hotan şehrinde onun doğum gününü birlikte kutladıklarını hatırlatarak, “Onun, sevgisi, enerjisi ve cömertliği bütün dünyadan kat ve kat daha önemliydi. Bugün onun serbest bırakmak dünyayı sadece daha iyi bir yer haline getirir” dedi. Ross, “O her zaman olaylara hep pozitif bakımdan yaklaştı ve her zaman batılı akademisyenleri ve öğrencilerini kültüre odakladı, politikaya değil. O ve onunla birlikte diğer akademisyen ve bilim insanlarının serbest bırakılması ülkeyi ileriye götürür” değerlendirmesini yaptı. Doğu Türkistan hakkında araştırma yapanlardan Elise Anderson, 2012 ile 2016 yılları arasında Dawut ile bir çok projede birlikte çalıştıklarını belirtiği çağrısında, “O harika bir insan, anne, mentör ve iyi bir kız kardeş. Bugüne kadar yaptıkları onun bu yaşadıklarını hiçbir zaman hak etmediğini ortaya koyuyor” dedi. Anderson, Çinli yöneticilere de seslenerek, “Onu bir an önce serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Nerede olduğunu bildirsinler. Bugüne kadar hakkında herhangi bir suçlama var mı? Varsa nedir? Eğer yoksa neden onu toplama kamplarında tutuyorsunuz” diye konuştu. Colorado Üniversitesinden Sarah Tynen de Profesör Dawut’un herhangi bir suç işlemediğini vurgularken, “O toplama kamplarına gönderilen milyonlarca Uygur Türkü’nden biri. Ben onunla 2015 yılında tanıştım, çok sıcak kanlı nazik, sabırlı, cömert ve öğrencilerine ilham veren biriydi” diyerek duyguların dile getirdi. Tynen, Rahile Dawut’un akademik çalışmalarındaki amacının Uygurların inandıkları dinin hiçbir zaman aşırılık barındırmadığını ortaya koymak olduğuna dikkat çekti.

Hem akademik alanındaki başarısı hem de onun destek vermek için açıklama yapanların hepsinin ortak noktası, Rahile Dawut’un parlak bir kariyere sahip akademisyen olduğuydu. İşte bu nedenle Çin hükümetinin bütün dünyaya Nazilerden ilham alınarak inşa edilen toplama kamplarını sözde eğitim merkezi diye yutturmaya çalışması soykırımı örtme konusundaki yalanlarından biriydi. Dawut’un başına gelenler Komünist Çin Partisi’nin yalanlarını bir kenara attı. Artık Rahile Dawut ve diğer aydınların başına gelenler dünyaya ders olmalı ve Çin’e bu yaptıklarının hesabını sormasının vakti geldi.

*Fotoğraf Rahile Dawut’un akademisyen arkadaşlarından Lisa Ross tarafından çekilmiştir.