Çin kamplara hapsettiği Uygurların saçlarını satıyor mu?

(Asım YILMAZ)

“Yaşlı kadınlar da dahil olmak üzere, sonra saçlarımızı kestiler. Hepimiz kelepçelendik, kelepçelendik ve sık sık sorguya çağrıldık. Çığlıklar, yalvarmalar, ağlamalar hala kafamın içinde.”

Yukarıdaki ifadeler, Çin Komünist Partisi tarafından toplama kamplarına gönderilen Tursunay Ziyawudun’un oradan kurtulduktan sonra yaşadıklarını anlattığı makaleden bir kısım. Bugün Doğu Türkistan’da soykırım suçlarını işleyen Çin Halk Cumhuriyeti’nin Müslüman Uygur Türklerini yok etme adına her türlü zulmü yaptığı bilinen bir gerçek. Bu gerçek, geçen günlerde Amerikan Kongresi’nde onaylanan Uygur İnsan Hakları Politikası 2020 tasarısı ile de bir kez daha ortaya konuldu. Kongre’nin onayladığı yasa tasarısı bugün 1 milyondan fazla Uygur Türkü ve diğer Müslüman azınlıkları toplama kamplarına gönderen Çin Hükümetine yönelik yaptırımlar içeriyor. Diğer taraftan Amerika Birleşik Devletleri, başta Uygurlar olmak üzere diğer azınlıkların insan haklarını ihlal eden ve buna katkıda bulunan şirketlere ambargo uyguluyor. Bu ambargo neticesinde Amerikan Gümrük ve Sınır Koruma birimi, Çin Komünist Partisi’nin Uygurlara yönelik uyguladığı insanlık dışı suçlardan birinin daha ortaya çıkmasını sağladı. Radio Free Asia (Özgür Asya Radyosu) tarafından yapılan habere göre, Amerikan Gümrüğü, Doğu Türkistan merkezli saç ürünleri satan Hetian Haolin Hair Accessories şirketinin ürünlerine el koydu. Gümrük yetkilileri, söz konusu şirketin zorla işçi çalıştırma sisteminin parçası olduğu için şirketin ürünlerine el konulduğunu ifade ediyor. Ancak daha önemli olan husus ise bu şirketlerin sattıkları ürünler arasında yer alan gerçek insan saçlarının kamplarda tutulanlara ait olma durumu.

Fabrikalarını Çin hükümetinin direktifi ve desteği ile toplama kamplarına yakın yerlere inşa eden güzellik ve bakım şirketlerinin üretim için insanlık dışı yöntemlere başvuruyor. Yukarıda yer alan Tursuyan Ziyawudun ile kamplardan kurtulan diğer kadınların hepsinin ifadelerinde geçen ortak detaylardan biri kadınların saçlarının kesilmesiydi. Amerikan Gümrüğü’nün bu baskını Çinli şirketlerin kamplarda tutulan kadınların kesilen saçlarının birer ticari meta gibi üretilip satılması konusunu güdeme getiriyor. Nitekim Özgür Asya Radyosu’nun görüştüğü ve Doğu Türkistan’dan ürün temin eden Pakistanlı saç ve saç bakım ürünleri şirketinin yetkilisi kamplarda çalışan bir arkadaşından, ihraç edilen gerçek insan saçlarının kamplarda kalan tutuklulara ait olduğunu öğrendiğini kaydediyor. Hetian Haolin Hair şirketi’nin Doğu Türkistan’ın Hoten bölgesinin Lop kentindeki fabrikalarını defalarca ziyaret ettiğini kaydeden Pakistanlı şirket yetkisili orada aynı zamanda zorla çalıştırılmanın nasıl yapıldığını da gözlemleme imkanı da bulduğunu da anlatıyor. “Orada yaklaşık 5 bin kişi günde 20 – 22 saat aralığında çalışıyor. Kimileri aylık 70 dolar para alıyor, kimileri ise hiç” diyen yetkili arkadaşının kamplarda kalanların saçlarının kesilmesini anlattığını ve orada üretimde kullanılan saçların da bu saçlar olduğunu söylediğini aktarıyor. Pakistanlı yetkili bu insanlık dışı fiilleri öğrendikten sonra ora ile yaptığı alışverişi durduğunu ifade ediyor.

Özgür Asya Radyosu’nun araştırmalarına göre, Haolin şirketinin Lop’taki fabrikalarında saç bakım malzemelerinin üretimlerinin bir kısmı gerçekleşiyor, diğer kısmı ise Shandong bölgesindeki Qingdao şehrinde yapılıyor ve buradan ihraç ediliyor. Haberi hazırlayan Gulchehre Hoja’nın görüştüğü ihracat yapan şirketlerin temsilcilerinden Emada Wigs, saç bakım üreticilerinin birçok malzemeyi Doğu Türkistan’dan temin ettiklerini söylerken detayları ‘şirket sırrı’ diyerek vermiyor.

Lop bölgesindeki saç üretimindeki artış ve bunun devlet yetkililerince desteklendiği biliniyor. Ancak, Uygur Türklerinin geleneklerinde ve göreneklerinde kadınlarının saçlarının uzunluğunun ve güzelliğinin ayrı bir önemi var. Bu nedenle orada halkın saçlarını kesip satması gibi bir durum söz konusu olmadığına göre, 2009 yılından 2019 yılına gelinceye kadar saç ürünlerine ait 100 milyon dolarlık ihracatın neredeyse 1 milyar doları bulması, akıllara kamplarda tutuklu olarak bulunan milyonlarca Uygurun saçlarının ticari meta olarak kullanılmasını getiriyor. Komünizm Kurbanlarını Anma kuruluşunun araştırmacılarından Ethan Guttman da bu endişeyi ifade ediyor. Guttman’ın tespitlerine göre kamplarda tutulan kadınların sayısı 350 bin civarında. Tam 350 bin kadının kesilen saçları, 2017 yılında ham madde teminindeki yüzde 78 artışın arkasında yatan gerçek. Bugün Çin dünyanın en büyük saç ve saç ürünleri ihracatçısı. 6 milyar dolarlık saç ve saç bakım malzemelerinin üretimi için Nazilerden ilham alınarak inşa edilen kamplarda kalan Uygurlardan kesilen saçlar da kullanıyor.

Bugün Çin Komünist Partisi için Doğu Türkistan, 1949 yılında işgal ettiği, maddi ve manevi sömürdüğü bir bölge. Komünist Parti, vahşi kapitalist emelleri doğrultusunda Uygurların hayatını hiçe sayıyor ve onlara yönelik her türlü soykırım suçunu işliyor. Bu soykırım suçları arasında milyonlarca Uygur’u tutuklayıp kamplara göndermek ilk sırada geliyor. Sadece Müslüman ve Türk olduğu için kamplara gönderilen Uygurları dev kapitalist sistem çarkında öğütmeye devam ediyor. Orada kalanların saçların kesilip satılması bunun son örneklerinden. Kamplardan çıkanları köle gibi çalıştırdığı uluslararası raporlara yansırken diğer taraftan orada aç, susuz bırakıp ölümüne sebep olduklarının da organlarını satıyor.