“Bize destek olun annemiz Gulshan Abbas artık ailesine kavuşsun”

Çin Komünist Partisi’nin intikam amacıyla kaçırdığı ve 21 ay boyunca nerede olduğuna dair bilginin bile bulunmadığı Dr. Gulshan Abbas’ın kızı Ziba Murat’ın dünyaya haykırdığı yardım çağrısıydı yukarıdaki cümle. Bugün Dr. Gulshan Abbas’ın doğum günü, başta kızı Ziba Murat olmak üzere binlerce insan onun evine kavuşacağı günü merakla bekliyor, ona ‘mutlu yıllar’ diyebilmek için.

Dünya tarihini yazanlar, bugüne kadar Nazilerin yaptığı zulümleri unutmadığı gibi Çin Halk Cumhuriyeti’nin yaptığı zulümleri de unutmayacaktır. Her iki diktatör sistemin de ortak noktası masum sıradan insanları hedef almasıdır. Özellikle de kadınları ve çocukları. Kendi halkını bile arileştirmek için hasta olanları zehirli gaz odalarında yok eden Nazi zihniyeti ile Doğu Türkistan’ı ortadan kaldırmak için kadınları kamplara toplayan Pekin hükümeti arasında bir fark yoktur. Urumçi’de yaşayan emekli doktor Gulshan Abbas da vahşi kızıl ejderhanın soykırım kurbanlarından biridir.

Komünist Çin hükümetinin vahşi kapitalist hedefleri uğruna Doğu Türkistan’da Müslüman Uygur Türklerini yok etmesine karşı çıkan aktivistlerden ve Uygur Hareketi’nin (Campaign for Uyghurs)  Kurucusu Rushan Abbas, 2018 yılının Eylül ayında Amerika’da bir düşünce kuruluşunda kürsüye çıkar. Rushan Abbas, eşinin ailesinin başına gelenlerden yola çıkarak Uygur halkının yaşadığı zulmü dünyaya duyurur. Onun ilan ettiği bu gerçekler, bir yılanın kuyruğuna basmışçasına Çin hükümetini harekete geçirir. Konuşmadan bir hafta sonra 11 Eylül 2018’de Dr. Gulshan Abbas evinden kaçırıldı. Çin yılanın gücü ancak masum emekli bir kadına yetmiştir.

Peki kimdi Dr. Gulshan Abbas ve nedir O’nu bu kadar ‘tehlikeli’ kılan? Bu sorunun cevabı aslında kocaman bir ‘hiç’. O sadece Uygur insan hakları davasının bayraktarlığını yapanlardan biri olan Rushan Abbas’ın ablasıdır o kadar. Bütün hayatını hem aktif görevde iken hem de emekli olduktan sonra yardıma muhtaç hastalara feda etmiştir Gulshan Abbas. Kızı Ziba Murat şöyle anlatır annesinin günlük hayatını, “Çocukluğumda her sabah kalktığımda annemi erkenden hazırlanmış evden çıkmak üzere iken görürdüm. Ona sorardım nereye gidiyorsun diye? Cevap yüzde 90 aynı olurdu. Ya memleketimiz Artuş’tan ya da Doğu Türkistan’ın başka kırsal bölgesinden biri gelmiştir, hastaneye gitmesi gerekiyordur. Çoğu Çince bilmedikleri için onların hastaneye götürülmesi gerekiyordur ve orada onlara hem destek hem de tercümanlık yapılması lazımdır. Budur annemi her sabah erkenden yollara düşüren” Onun kendini parçalarcasına adadığı hem mesleği hem insanları nedeniyle zaman zaman annesi bile ufak yollu kızmıştır. Ama o hep bu sitemleri ‘tatlı şikayetler’ diyerek savuşturmuş bildiği yolda yürümeye devam etmiştir. Hatta bu nedenle kendi sağlığını bile ihmal etmiş hem ihtiyacı olan insanlara yardıma koşmuştur. Ziba Murat bir çok kez annesinin, yardım ettiği insanlarla oturup ağladığını görmüştür. Çünkü o insanların sevinci Dr. Gulshan Abbas’ı her zaman duygulandırmıştır. Bu nedenle hem Ziba’ya hem de diğer kızına şu tavsiyede bulunmuştur her zaman, “Diğer insanlara karşı saygılı ol, ve onlar için en iyisini yapmaya çalış” Bu yoğun tempo nedeniyle kendi sağlığından da olur Doktor Gulshan ve erken yaşta emekliğe başvurmak zorunda kalır.

Kız kardeşi Rushan Abbas da onun kalbi zengin ve etrafına umut saçan bir insan olduğunu şu örnekler dile getirir, “Genellikle siz bir insana bir şey söylediğinizde o ya kafasını sallar ya da evet der söylediğinizi anladığını göstermek için. Eğer biri ablama bir şey söyleyecek olsa o söyleyenin gözlerinin içine bakar ve gülümser. O aklına hiçbir zaman kötülük getirmez ve her zaman insan ruhuna değer verir”

Bu dünyada en büyük fedakarlıklardan biri annenin çocuklarından ayrılıp onları, sırf onların iyiliği ve geleceklerinin güzel olması için gurbete göndermesidir. Çocuklarının hasretini annelik duygusu ile bastırmanın güçlüğünü yaşar kalpleri her zaman. Dr. Gulshan Abbas da bu fedakarlığı yapanlardan biridir. Hem kardeşlerinin batı ülkelerine gitmesini teşvik etmiş hem de kızlarını göndermiştir. Dr. Gulshan’ın kızı Ziba Murat bu nedenle ayrılmıştır annesinden tam 15 sene önce. Ayrılığın getirdiği hüznü ve zorluğu hala kalbinde hissetmektedir. Ama Amerika’ya ilk geldiği günden beri Ziba’nın aklında ailesinin tamamını buraya getirmek vardır. Çünkü onların da ömürlerinin geri kalanını hiçbir endişe taşımadan geçirmelerini istiyordur. Doktor Abbas, kızlarını ziyarete son olarak 2016 yılında gelir. Yanında ileri yaştaki teyzesi de vardır. Bir süre kızları ile vakit geçirdikten sonra geri dönmeye karar verir. Hem kızları hem de diğer yakınları kalması geri dönmemesi için ikna etmeye çalışır, yalvarır. Ama bunları geri çevirir. Çünkü yaşı ilerlemiş olan teyzesi ile beraber gelmiştir onunla beraber dönecektir. “Onu bu uzun yolculukta yalnız bırakamam, onunla ilgilenmeliyim” der ve bir kez daha kendisinden önce sevdiklerini düşündüğünü ortaya koyar. Güvenlikten geçtikten sonra uzaktan kızlarına ve kendisini uğurlayan diğer yakınlarına el sallar. O an Ziba Murat’ın hafızasına kazınır. Aniden midesinde bir ağrı ile birlikte karanlıkta kalmış gibi hisseder, biricik annesinin yokluğunun yansımasını. Dua eder annesinin sağ salim varması ve bir gün tekrar aralarına kavuşması için.

Ancak, Çin mezalimi Ziba Murat’ın bu isteğinin gerçekleşmesine engel olur. Kendisini yetiştirmiş, kanunlara saygılı, merhametli, mütevazi bir hayata sahip Dr. Gulshan Abbas, Çin Komünist Partisi’nin kardeşi Rushan’ı korkutmak, onu susturmak amacıyla kaçırır. Kızı Ziba Murat’ın onunla son kez görüştüğü tarih 11 Eylül 2018’dir. Bir anda ortadan kaybedilir Doktur Gulshan Abbas, kimse nerede olduğunu bilmiyordur. Kızı Ziba, ilk dönem oradaki diğer yakınlarını da korumak adına annesini aramaya kamuoyundan gizli şekilde başlar. Uzun süre gücünün yettiğince ulaşabildiği herkese annesinin durumunu duyurur. Ancak bir türlü haber alamaz. Annesinin bir gün döneceği ümidiyle geçirir her saati. Her akşam ailesi ile bir araya geldiğinde annesine kavuşmaları ve bu travmayı atlatmaları için dualar eder. Bazen ümitsizliğe düşer, koca bir boşlukta karadeliğin içine düşmüş ve kurtulamayacak gibi hisseder. Ama tekrar ayağa kalkıp annesi için mücadelesine devam eder. Annesi kaçırılıp götürüldükten sonra kız kardeşi ikinci çocuğunu dünyaya getirir. Bu muştuyu bile annesine ulaştıramamanın hüznünü yaşar her daim.

Aradan 21 ay yaklaşık 630 gün geçtikten sonra annesi ile ilgili ilk haberi alır. Amerika merkezli Özgür Asya Radyosu’nun araştırmaları sonucunda annesinin tutuklandığını öğrenir. Radyo yetkilileri Doktor Gulshan Abbas’ın çalıştığı hastanedeki yetkililere ve diğer görevlilere ulaşır ve onun tutuklandığını teyit eder. Bu çok önemli bir haberdir, artık en azından hayatta olduğunu öğrenmişlerdir. Bu haber Ziba Murat’ın annesinin serbest bırakılması için uluslararası insan hakları savunucusu organizasyonlarının desteği ile başlattığı imza kampanyası sonrası gelmiştir. Ziba Murat, annesinin Doğu Türkistan’da kaçırılan ve kamplara sürülen milyonlarca insandan biri olduğunu belirterek, “Bugün Uygur kimliği hedef haline getirilmiştir, dünya gelişmelere arkasını dönmüş bir topluluğun yok edilmesi karşısına hiç bir şey yapmamaktadır” diyerek düşüncelerini dile getirir.

Doktor Gulshan Abbas’ın çocuklarından ayrı geçireceği bu doğum gününde, kızı Ziba Murat’ın dünyaya “Lütfen onun davasıyla ilgili farkındalığı artırmama yardım edin ve onun için imza kampanyasına destek verin. Birlikte daha güçlüyüz, kampanya için atacağınız her imzan bizi anneme bir adım daha yaklaştıracaktır” çağrısını yeniliyor.