Amerikan Senatosu Uygur İnsan Hakları Tasarısını kabul etti, şimdi sıra Çin’in iki yüzlülüğünü ortaya çıkarmada

 BASIN AÇIKLAMASI

Uygur Hareketi – (Campaign For Uyghurs), Amerika Birleşik Devletleri Senatosu’nda kabul edilen 178. Numaralı Uygur İnsan Hakları Tasarısının geçmesini büyük bir memnuniyetle karşılamaktadır. Bu tasarının yakın zamanda yasalaşarak ABD Başkanına, Uygurlara her türlü zulüm ve baskıda bulunan Çin Komünist Partisi’nin yetkililerine ve Çin’e yaptırımlar uygulaması için güç vermesi umulmaktadır. Çinli hükümet yetkileri işledikleri insan hakları ihlalleri nedeniyle artık hesap verecektir ve bu tasarı bu adımın gerçekleşmesi için önemlidir.

Coronavirüs salgın hastalığının dünyayı etkilediği bu dönemde, uluslararası toplum Çin ile ilişkilerini yeniden gözden geçirmekte ve ondan kaynaklanan birçok rahatsızlıkla yüzleşmektedir. Virüs salgını, Çin Komünist Partisi’nin kural tanımayışını ve uluslararası değerlerden uzak olan yüzünü bir kez daha ortaya çıkarmıştır. Çin’in kamuoyunu yanlış yönlendiren kampanyaları, Amerika, Arjantin, Sırbistan, İtalya ve Tayvan olmak üzere diğer ülkeler tarafından da tespit edilmiştir. Pekin yönetimi, internet üzerinden yapay zekâ sistemlerini kullanarak geliştirdiği sosyal medya hesapları ile büyük bir dezenformasyon kampanyasını, başta Uygurlar olmak üzere hem Hong Kong ve Tayvan üzerinde uygulamıştır ve şimdi aynı yöntemi Amerika’ya karşı denemektedir.

Doğu Türkistan’da yaşayan Müslüman Uygur Türkleri 70 yılı aşkın bir süredir Çin Komünist Partisi’nin baskısı altında yaşamaktadır ve uluslararası toplumun ilgisini maalesef çekememiştir. Bugüne kadar Çin’in Doğu Türkistan’da işlediği suçların detaylı bir şekilde araştırılmasına ilişkin dünyadan herhangi bir çağrı veya talep gelmemiştir.  Ancak, küresel salgın ile birlikte Çin’in uluslararası kanunları hiçe sayan bu yozlaşmış sistemi artık sorgulanmaya başlamıştır.

Bugün yalan ve aldatma konusunda ustalaşmış olan Çin, sadece tehlikeli virüs salgını döneminde dünyaya yalan yanlış bilgileri sağlamakla kalmamakta, onun bu şeytani eylemlerini durdurmak isteyenlerin faaliyetlerini de baltalamaya çalışmaktadır. FBI ve Amerika İç Güvenlik Birimi, Çinli bilgisayar korsanlarının virüsü önlemek adına ortaya konan bilimsel araştırmalar ve aşı çalışmalarını hedef aldığına dair bir uyarı yakında duyurmaya hazırlanmaktadır. Diğer taraftan Çin hükümeti bu faaliyetlerini örtme adına ‘Anti-Çin’ ve ‘saldırganlık’ gibi söylemlerin arkasına sığınarak kurban rolü oynamaya devam etmektedir. Bu tanımlamalar Çin hükümetinin kendisine karşı gelen herkese karşı kullandığı pastoral bir kaplama olması bakımından ironiktir.

Gerçeği ortaya çıkarmaya çalışan ve uluslararası camiayı uyarmak isteyen haberciler ve yayıncılar Çin tarafından sürekli tacizlere ve tehditlere maruz kalmaktadır. Bundan da öte bu önemli ve etkili bilgilerin yayılması ve duyurulması engellenerek, bütün dünya Çin’in yaydığı propagandanın eline teslim edilmektedir. Ki bunun en acı örneği virüs salgınının ilk günleri sırasında yaşanmıştır. Çin ilk günlerden itibaren yanlış bilgiler üreterek kamuoyunu etkilemek gayretindedir. Pekin yönetimi daha da ileri giderek Dışişleri Bakanlığı Sözcüsünün ağzından virüsün Amerikalı askeri birimler tarafından Wuhan’a getirildiğini iddia etmiştir. Maalesef batılı ülkelerdeki bazı saygın isimler ve Dünya Sağlık Örgütü de bu yalanların yayılması için kullanılmıştır.

Çin hükümeti yıllardan beri Uygur halkına yönelik soykırım suçları işleyerek bütün bir toplumu ortadan kaldırmak istemektedir. Bunu kendisinin uzun dönemli hegemonya kurma hedefleri, Han Çinlilerinin bölgeye hakim olması ve Çin kültürünün tamamen yayılması için yapmaktadır. Bu fiilleri yerine getiren Çin hükümetinin aynı şekilde virüs salgını sırasında da benzer aldatmaca yöntemlerini uygulaması sürpriz olmamıştır. Artık, dünyanın Çin’in bu aldatmacalarına karşı uyanması ve onunla dostane ilişkilerini sonlandırmasının vakti gelmiştir.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur

Uygur Hareketi – Campaign For Uyghurs

İletişim: contact@campaignforuyghurs.org

www.campaignforuyghurs.org